PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Gurbet Şiirleri


moRojeM18
10-27-2009, 04:10 PM
Gurbet Akşamı

Hasret kırbaç olur gözüm yaşlanır
Şu gurbet ellerde akşam olurken,
Efkardan el titrer bağrım taşlanır
Şu gurbet ellerde akşam olurken

Sımsıcak dost sesi beklersin her an
Lakin gözükmez hiç kapını vuran
Koca dünya olur sana bir viran
Şu gurbet ellerde akşam olurken

Garibansın sokaklarda yürüsen
Azaplar kol gezer evine dönsen,
Yer demir gök bakır çaresizsin sen,
Şu gurbet ellerde akşam olurken

Baktığın her köşe sana yabancı
Ciçekler kokmuyor sanki yalancı,
Depreşir icinde yeni bir sancı
Şu gurbet ellerde akşam olurken

Göz göz olur yaraların daldıkca
Serabı tanırsın yalnız kaldıkca
Kahr olursun can sesleri geldikce
Şu gurbet ellerde akşam olurken,,

İçini ayrılık kurdu kemirir
Hayalin karsına yurdu getirir
Ümidin, emelin tükenir bir bir
Şu gurbet ellerde akşam olurken

Ozan Tekin gerçek söyler her şeyi,
Hatırlarsan üzülürsün gülmeyi
Ayrılıktan yeğ tutarsın ölmeyi
Şu gurbet ellerde akşam olurken

moRojeM18
10-27-2009, 04:10 PM
Gurbet (Özledim Sılamı Gidemiyorum)

Özledim sılamı, gidemiyorum
Gurbet; düğüm, düğüm bağlamış beni,
Kalemimle mektup yazamıyorum,
Gurbet; satır, satır işlemiş beni

Bu hasretlik, beni verem mi eder?
Gurbet; buram, buram tüttürür beni
Akan gözyaşlarım, bağrımı deler,
Gurbet; erim, erim eritir beni,

Karanlık basarken, umudum biter
Gurbet el isyana sürükler beni,
Sabahın güneşi, hayale gider,
Gurbet; pare, pare pareler beni

Demoğlu'yum; yüreğimde odu var,
Gurbet; kömür gibi yakıyor beni,
Çekilmiyor hayat, dünya sanki dar,
Gurbet; tez götürür ölüme beni

moRojeM18
10-27-2009, 04:15 PM
Gurbet Yazılı

Kalktım şafağınan yollara düştüm
Düştüğüm yollarda gurbet yazılı
Nere gittiğimi sorsan bilmiyom
Gittiğim yerlerde gurbet yazılı

Bitince fitilim söndü fenerim
Yakmak için diyar diyar giderim
Cebimdedir yazdığım not defderim
Sayfa sayfa bakın gurbet yazılı

Bülbülün feryadı her daım güle
Garibim halimden eller ne bile
Günlerim geçiyor ağlayıp güle
Her geçen gününde gurbet yazılı

Yüce dağlar girdi kardeş araya
Derman bulunmaz ki yaraya
Benzedim simdi sanki arıya
Konduğum çiçekler gurbet yazlı

O toz pembe hayal kuran başımda
Hamlıktan olgunluğa eren yaşımda
Gönlümde pisirdiğim aşk aşında
Tadında tuzunda gurbet yazılı

Yağan yamur karı esen yelinde
Taze açmiş goncasında gülünde
İyi olsada yüreğin de dilinde
Bana hitabında gurbet yazılı

Elimle ayağım oldu hep nasır
Unuttum gülmeyi bilmemki nasıl
Günlerim gecmiyor sanki bir asır
Gecmeyen günümde gurbet yazılı

Taşa toprağına kurban olurum
Geldıiğim gün gibi durur onurum
Ben değil olacak evlat torunum
Dilerim yazmasın gurbet yazılı

Ozan yıldız söyler alman elinden
Okur yazımda kendi dilimden
Yıllar geçti ayrı kaldım köyümden
İçimde hasreti gurbet yazılı

moRojeM18
10-27-2009, 04:15 PM
Yolcu İle Arabacı


Gurbet ademden kara, hasret ölümden acı
Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?
Henüz bana "Yolunun sonu budur!" denmedi,
Ben ömrümü harcadım, bu yollar tükenmedi


Atları hızlı sür ki köye pek geç varmasın,
Nişanlımın gözleri yollarda kararmasın
Düştüğüm yollar gibi sonsuzdur benim tasam,
Bekliyenim olsa da razıyım kavuşmasam


Bir kere görse gözüm köyün aydınlığını
Kül bağlar içerimde bu kızıl kor yığını
Senin de yolun biter, diner gözünde yaşlar,
Benim uğursuz yolum bittiği yerden başlar!

moRojeM18
10-27-2009, 04:15 PM
Hasret çiçeğim

Yağmurlar düşerken körpe bağına
Süzülür damlalar gül yaprağına
Takılıp gurbetin hüzün ağına
Bir sen mi solarsın hasret çiçeğim

Sarıp dikenlere gönül acını
İndirme başından ümit tacını
Rüzgarda savrulan ipek saçını
Bir sen mi yolarsın hasret çiçeğim

Eserken başında bahar yelleri
Okşarsın hasretle açan gülleri
Andıkça geldiğin ırak yerleri
Bir sen mi dolarsın hasret çiçeğim

Seller feryad eder dağlar ses verir
Bir ömre bir sevda sanma az gelir
Şimdi her gönülde bir ah yükselir
Bir sen mi ağlarsın hasret çiçeğim

Denizler dalgalı alınlar sisli
Yollar sıra sıra engel dizili
Herkesin ateşi içinden gizli
Bir sen mi yanarsın hasret çiçeğim

Coşkun akan seldim duruldu kalbim
Gurbet eller gezdim yoruldu kalbim
Aşkın hançeriyle vuruldu kalbim
Bir sen mi kanarsın hasret çiçeğim

moRojeM18
10-27-2009, 04:16 PM
Ah Anadolum

Yükledin yükümü gurbet ellere
Dur diyen olmadı ah anadolum
Kor düştü yanıyor bak yüreklere
Su veren kalmadı vah anadolum

Dalımda bir heybe gözyaşı dolu
Uzadıkça uzar gurbetin yolu
İstersen ardımda çalma davulu
Gidenler dönmüyor ah anadolum

Dağların başına duman sis çökmüş
Her geçen bu yolda gözyaşı dökmüş
Bakarım yavrular boynunu bükmüş
Gitmek zor geliyor ah anadolum

Çekeriz çileyi çekeriz kahrı
Adımız garibe çıkmıştır gayrı
Anadan babadan bacıdan ayrı
İçimiz kanıyor ah anadolum

Kimi zevk peşinde sefaya dalmış
Kimisi yokluktan derten bunalmış
kimi sakat kimi arada kalmış
Yoksulluk ar geliyor vah anadolum

Hainler maskeyi yüzüne çekmiş
Doğrunun gözleri ırmakmış selmiş
Yiğitler namerde boynunu eğmiş
Gücümüz yetmiyor ah anadolum

moRojeM18
10-27-2009, 04:16 PM
Yol ver sılamıza dönelim dağlar

Gurbetlik garibe meskenmiş yurtmuş
Avcı vurmuş yuvasından uçurtmuş
Uzak düştük dostlar bizi unutmuş
Yol ver hanemize dönelim dağlar
Hasretin acısı bağrımı dağlar

Bu gün bayram günü eller öpülür
Benim gurbet elde boynum bükülür
Avuç avuç gözyaşlarım dökülür
Yol ver sılamıza gidelim dağlar
Gurbetin acısı sinemi dağlar

Yıllardır çekerim gurbet elinde
Dertsiz nerden bilsin dertli halinde
Her kuş öter imiş kendi dilinde
Yol ver köyümüze dönelim dağlar
Hasretin ateşi bağrımı dağlar

Can Nuri’yim bahçe bağım har oldu
Ömür gelip geçti, mevsim kar oldu
Geniş dünya acımıza dar oldu
Yol ver evimize dönelim dağlar
Gediğin başında sevdiğim ağlar

moRojeM18
10-27-2009, 04:16 PM
Geldi hazân, Yine hüzün, Yine gam

Cümbüş kırık, neyzen suskun, ney suskun
geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine hicran
şarkı suskun, meyhan suskun, mey suskun
geldi hazân, yine giryân, yine figan ,yine efgân
gönüllere elem konuk her akşam

Bülbülü bir güle zar eylemişler
dünyayı sevene dar eylemişler
sevdayı göğsüme nar eylemişler
geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
yine hicran, yine hüzün, yine efgân, yine figan
bir ince sızıdır nereye baksam…

Bahçe mahsun, gül mahsun, gönül hicran
bülbül bi-zar-ı figan, bi-zar-ı fizan, bi-zar-ı efgân
ey vah yine hicrân, yine giryân, yine hüsran, yine gam
bir ince sızıdır düşer sineye her akşam

Hicran dilsiz, yaş gözsüz, mevsimler güz
şair suskun, şiir suskun, tar sözsüz
yine boyun büktü akşamlar öksüz
ey vah yine hazân, yine efkar, yine ah-u zar
yine firgat, yine hasret, yine gurbet, yine gam var
bir ince sızı düşer sineye her akşam ah leyli yar

Rüzgar hicran inler gönül secdede
nağmeler aşkı kanar her hecede
ay küser bir efkâr basar gecede
yine hazan, yine hüzün, yine hicran, yine gam
yine figan, yine efgân, yine giryân, yine hüsran
bir kara dumandır iner her akşam

Felek ki, demirden örmüş ağını
ceylanlar aşk için yakmış dağını
gazeller savurmuş gönül bağını
geldi hazân, yine hüzün, yine hüsran, yine gam
yan ey deli gönül dermansız derdine yan

Yine efkar vakti, yine her yer karardı
bahçe gazel döktü yaprak sarardı
her sokak başını bir elem sardı
geldi hazân, yine giryan, yine hüsran, yine gam
yine hicran, yine hüzün, yine giryan, yine hicran
bir ince sızıdır nereye baksam

Tipi bize, boran bize, kar bize
feryat bize, figan bize, zar bize
hicran bize, fizan bize, har bize
yine firgat, yine gurbet, yine hasret ey Ozan
dinmez bir sızıdır yüreğinde ne yapsan
gönüllere elem konuk her akşam

Geldi hazân, yine hicran,yine hüsran, yine giryân bana düştü
yine firgat, yine hasret,yine figan, yine efgân cana düştü
attı felek, her birimiz bir yana düştü
yan ey gönül yan, şimdi dermansız derdine yan
ah ile vah ile geçip gidiyor zaman

hüzünlere yazılmış bir ömür bizimkisi
ah!
neylersin leyli yar

moRojeM18
10-27-2009, 04:16 PM
Gurbet Akşamları

Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları

Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları

Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları

Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları

Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları

Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları

Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin
Yeter gurbet akşamları

moRojeM18
10-27-2009, 04:16 PM
Gurbet El

Beni ettin otağımdan yurdumdan
Ne demeli sana bilmem gurbet el
Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
Hastayım kasvetten gülmem gurbet el

Rüyalarda Micingirt’te gezerim
Karabasan sabahlarım gurbet el
Kaf dağından köye mektup yazarım
Zehir oldu yataklarım gurbet el

Ömür gitti bahar gitti kış gitti
Sevdalarım heba oldu gurbet el
Amcaların mezarında ot bitti
Hülyalarım dibe vurdu gurbet el

Bizde büyüklere hürmet varidi
Burda moruk olmuş baba gurbet el
Nasırlıydı eller rahmet varidi
Çıbanım çok ağır veba gurbet el

Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
Duygular köpürdü yine gurbet el
Saçlarım aklandı yaşlanmış meğer
Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el

moRojeM18
10-27-2009, 04:17 PM
ACI GURBETLİK

Gurbetin içine düşmeye görün,
Suyu kana benzer, lokması acı
Derdindir içinde gönlünden derin,
Hasretliğin yoktur bil ki ilacı

Mekanın tapusuz, yatağın taştan,
Yalnızlıktır dostun, hayalden, düşten,
Gönlün anlar olsa bile, her işten,
Gariplik var her gününe davacı

Sılanın hanesi, bir de nazlı yar,
Özlemin de senle olur bin diyar,
Gecede hayalin sevdiğin sarar,
Yokluğu ki içinde, acıdan acı

Gurbetliği içinde yaşarsın önce,
Perdeyi hasretten çekip her gece,
En bildiğin sevdan da, olur bilmece,
Özlemlerin kalırlar içinde sancı

Güneşin her doğuşu, yalnızlığındır,
Lokmanın bölünüşü, yalnızlığındır,
Dün gecenin düşü, yalnızlığındır,
Gurbetlik bu, kime olsan davacı

moRojeM18
10-27-2009, 04:17 PM
Gurbet Gurbet

Göçmen kuşlar gibi göç gater, gater
Gurbet gurbet gider Yolumuz bizim
Her mevsim de başka renk, başka amber
Gurbet gurbet tüter gülümüz bizim

Sılayı gönülde gizem yapmışız
Gurbet, gurbet sızar Yaşımız bizim
Hasret hırkasını melanet takmışız
Gurbet gurbet kaynar aşımız bizim

Gözlerim ufukta şafağı bekler
Gurbet, gurbet uzar gecemiz bizim
Nazlı yar sıla da yolumu gözler
Gurbet gurbet yazar hecemiz bizim

Dört yaşında geldi yaş kırka vardı
Gurbet gurbet ağrır başımız bizim
Baba oldu, dede oldu kırardı
Gurbet gurbet gezer salımız bizim

Dost Çağlari'm çağlar hasret nehrinde
Gurbet, gurbet yanar içimiz bizim
Anamı, sılamı görürüm düşde
Gurbet gurbet rüya düşümüz bizim

moRojeM18
10-27-2009, 04:17 PM
Anama Mektup

Hasretin demliyor kalbimi anam
Seni,babamı,kardeşlerimi ve dağınık odamı,
Mis kokulu elini saçımda gezdirişini,
Kalk bir vakit namaz kıl deyişini,
Her isteyişimde sevdiğim yemeği yapmanı,
Eve geç kalınca bana kızışını,
Hasta olduğumda baş ucumda uyumanı,
Sinirlendiğinde bana kızışını,
Babamdan benim için para istemeni,
Odamı dağıttığımda bana bağırmanı,
İnce giyme hasta olursun deyişini,
Başımı kucağına koyuşumu,
Akşamları beni camda bekleyişini,
Benimle beraber ağlayıp benimle gülüşünü,
Uyumam için bana ninni söylemeni,
Geceleri üstümü örtüşünü,
O hep gülen gözlerini özledim
Az kaldı anacığım sabrediyorum
Hasretinizi kalbimden çıkaramıyorum
Az kaldı anacığım bekle geliyorum

moRojeM18
10-27-2009, 04:17 PM
Gurbet

Ne evim var nede yurdum
Bırak artık zalim felek
Gurbet ele meskan kurdum
Yeter artık zalim felek

Zalim gurbet hain gurbet
Hain gurbet zalim gurbet
Birtek sevdiğim vardı
Onudamı aldın gurbet

Viran koydun sen yuvamı
Işıtmadın hiç dünyamı
Nettin anamla babamı
Yeter artık zalim felek

Zalim gurbet hain gurbet
Hain gurbet zali gurbet
Bir tek sevdiğim vardı
Onudamı aldın gurbet

Kaderim doğuştanmı kötü
Gezdirdin diyarı gurbeti
Bana çok gördün sadeti
Hain felek zalim felek

Çileli doğmuşum baştan
Öksüz koydun sen doğuştan
Kurtulmuyor başım dertten
Hain felek zali felek

moRojeM18
10-27-2009, 04:17 PM
Gurbet

Bunalırsın üfül üfül içinde eser gurbet,
Unutursun ikliminde güzellikler yok olur
Neye baksan, neyi görsen sonsuz ötesi hasret
Bilmem hangi saatinde karabasan son bulur

Gökyüzü kararmıştır gündüz vakti olsa da
Duymak ister boğulursun gök katından bir sadâ
Ne olurdu şu dünyada hiç yalnızlık olmasa
Ne diyorsun, acımaz ki, içine çöker gurbet

Çıkmayagör seher vakti dışarıya bir kere
Ta ruhunu söker alır bir canavar yok yere
O vakitte umutsuzluk dağıtan o göklere
Acımasız pencesiyle bir selam eder gurbet

Ta yollar çatallaşır, çelişki kaplar seni
Pişmanlıktan biçmiştir ayrılık elbiseni
Her günkü yalnızlıktan alman için hisseni
Sabahları peşinde dolaşıp gezer gurbet

Gurbet belki bazı gün, olur çayına şeker
Gün batarken hayatın güzün yaprağın döker
Yapma bir sevinç ile gelir hakiki keder
Yüreğini cenderede günbegün ezer gurbet

Acımasız yüzlerden mezalim okunursa
Bir sıkıntı üstüne bin sıkıntı konursa
Kalır mı ellerinle umut ektiğin arsa
Gül bahçene kan akıtır dikenler eker gurbet

Gözler ağlamak için hep bir sebep ararken
Bulutlanan fikrini kem şeytanlar sararken
Bir de sadece sana bahtsız geceler yarken
İzin vermez, ağlatmaz, gözüne çöker gurbet

Sanki matem havası, gelen ölüm haberi
Basıverir ruhuna, uyutmaz geceleri
Bir de özlemek yok mu ocak tüten evleri
Ertesi güne kadar yok olup gider gurbet

Gurbet başka bir alem, her ne kadar boğsa da
Ayrılsam donuyorum, yaklaşsam yanıyorum
Sımsıcak yatağıma bin güneşler doğsa da
Bu gurbete galiba bir fırsat tanıyorum