






![]() |
#1 |
![]() Merter E-5 yolu üzerinde artık faaliyette olmayan Pepsi-Fruko fabrikasının duvarları son günlerde gelip geçenlerde şaşkınlık yaratıyor. Her gün fabrikanın duvarlarında yepyeni desenler, duvar yazıları ortaya çıkıyor. Merak edip sorduğumuzda, bu eserlerin sahiplerinin daha önce illegal olarak yaptıkları graffitiler yüzünden ceza alan gençler olduğunu öğreniyoruz. Bu kez yaptıkları iş tamamen legal çünkü bizzat Güngören Belediyesi'nin bir çalışanı gibi, belediyenin izniyle ve ayırdığı ödenekle icra ediyorlar sanatlarını. Civardaki trafolar, parklar, yıkık dökük duvarlar renk renk graffitilerle bezenip güzelleşirken, çıkan işten gayet memnun olan Güngören Belediye Başkanı Ş. Yücel Karaman, 'Şimdiki gençliğin sanatı bu. Ben o yazıları okuyamıyorum ama şunu söyleyebilirim, kullandıkları renkler, yaptıkları desenler muhteşem. Hem halktan da beğeni ve takdir alıyoruz' diyor. BOYAYLA BULUŞTULAR Murat Bulut, Eren Kılkıl, Ulaş Çelik, Uğur Oğuz Erdem, Çağrı Barış, Fatih Yılmaz... İşte bu isimler belediyenin 'maaşlı' graffiticileri! Daha önce illegal olarak duvarlara graffitiyle imzalarını atan bu gençlerin sponsoru artık belediye. Geçen Ekim ayında Sirkeci Garı'nda yolcu treninin üstüne sprey boyayla sevdiği kıza mesaj yazdığı için yargılanan graffitici Salih Yanık olayından sonra graffiti yapmanın yasal olup olmadığı, kamuya zarar vermek anlamında yorumlanıp yorumlanamayacağı tartışılmıştı. Güngören Belediyesi için graffiti yapan gençlerden Murat Bulut, Salih'in rumuzunu ve işlerini yakından bildiğini söylüyor: 'Graffiti yapmak ülkemizde siyasi bir suç, o da kamu malına zarar vermekten yargılanıyor. Ancak bu, Avrupa ülkelerinde böyle değil. Trenlerde en çok graffiti çalışması olan, halk arasında kahraman gibi görünüyor. Devlet Demiryolları'nda çalışan memurlar zaten yazıcılardan bıkmıştı. Salih arkadaşımız da yakalanınca bütün yük ona bindi. İnşallah ceza almaz.' Bu gençlerin nasıl olup da bir araya geldiğini soruyoruz; hikayeleri ilginç. Ulaş Çelik, 'Tanışmadan önce, işlerimizin altına attığımız imzalardan birbirimizi biliyorduk' diyor: 'Bir gün bir duvarı boyarken bitiremeyip kaçmak zorunda kalmışlar, siyahla kenarından geçememişler. Benim yanımda siyah sprey vardı, onu tamamlayıp altına imzamı attım. Onlar da altına 'beni bul' yazdı, ben de e-postamı bıraktım. İnternet aracılığıyla görüştük. Biz fazla tanınan insanlar değiliz, zaten tanınmamamız da gerekiyor. ANNEMLER ALIŞTI Tamam, bu iş illegal de, ailelerin tepkisi nasıl? Ulaş Çelik, anne babasının ilk zamanlar kızdığını, sonra zamanla alıştıklarını söylüyor. Ona göre kimi etrafa zarar vermek olarak nitelendiriyor bunu, kimi sanat; kimi de yaptıkları işe karalama diye bakıyor. İllegal çalışmalarda yakalanan grup üyeleri ailelerinin güvenlerini yitirdiklerini söylüyor. Ama belediyenin bu duvarı onlara verip işe legallik katmasıyla bu güveni tekrar kazanmışlar. Graffitiyi gündüz gözüyle, korku duymadan ve elleri titremeden yapabilmenin hazzını yaşayan gençler, Güngören Belediyesi'ne yardımından dolayı minnettarlar. Projenin başlatılmasında en çok katkısı olanlardan biri Uğur Oğuz Erdem. Uğur 18 yaşında, lise son sınıf öğrencisi. Graffiti sanatının bir sektör haline geleceğini düşünüyor ve gelecekteki amacı bu meslekte çalışıp para kazanmak. İçecek fabrikasının duvarlarını boyadıktan sonra bu duvarı görüp beğenenlerden iş teklifleri almışlar zaten. İlk teklif Kırklareli Belediyesi'nden gelmiş. Şimdi oradaki trafoları boyayacaklar. Graffitiyi legal olarak yapmaktan çok mutlular ama arada bir de olsa kendi tabirleriyle 'illegal boyamalar' yapıyorlarmış. Mesela Uğur, Şubat ayında tramvay boyarken yakalanmış, altı saat nezarethanede tutulmuş. Arkadaşlarıyla birlikte 'örgüt kurmakla!' suçlanmışlar. Tramvay olayından sonra graffitiyi suç işlemeden yapabilmek için bir ay boyunca Güngören Belediyesi'nin kapısını aşındırmış. 'Yapabileceğim tek şey belediyemize gidip onlardan yardım istemekti, sağolsunlar geri çevirmediler. Bir ay boyunca belediyeye gittim, basın ve halkla ilişkiler sorumlusu Halit Ağabey'le sürekli iletişim halinde oldum' diyor. SANATIMIZ PARA ETSİN Ulaş, üç senedir ceplerinden harcayıp yaptıkları graffiti sanatını meslek edinip bu işten para kazanmayı istediklerini söylüyor. 'Ressam tuali boyayıp nasıl para alıyorsa biz de yaptığımız sanattan para almak istiyoruz. Geçenlerde bir internet kafe boyadık, harçlığımız çıktı. Yapacağım işten ne kadar para alacağıma parayı ödeyecek adamın gözüne bakıp karar veriyorum. Zenginse fiyatı yüksek tutuyoruz ama küçük işletmelere daha ucuza yapıyoruz. Bazen öyle oluyor ki, bir duvara badana yapmak bize vereceğiniz paradan daha fazlasına malolabiliyor.' Yurtdışında sadece graffiti için özel spreyler üretiliyormuş ama bizim graffiticiler daha çok araba sanayinde kullanılan boyalarla idare ediyor. Bu durumdan şikayetçiler; renklerin sınırlı oluşu hayal güçlerini de sınırlandırıyormuş. Allah'tan Pepsi fabrikasının duvarlarını boyarken harcadıkları 550 kutu sprey boyayı belediye temin etmiş. Hat kursuna gidecekler Grup üyeleri, İstanbul'da E-5 üzerindeki istasyonlar ve daha birçok yerde gördüğünüz graffitileri kimin yaptığını rahatlıkla anlayabiliyorlar. Herkesin bir imzası var ve o imzalardan o çalışmayı kimin yaptığı ortaya çıkıyor. Grup üyelerinden Erhan Karakaya graffiti çalışmalarında Türk motiflerini de rahatlıkla görebileceğimizi söylüyor. 'Türküz sonuçta, Anadolu'dan geldik, zaten istemesek bile seçtiğimiz renkler Anadolu renkleri, stiller Türk sanatından izler taşıyor. Güzel yerlere ve iyi çalışmalarımın altına mutlaka Türk bayrağını eklerim.' Yakında hat sanatı kursuna başlayacaklarını söyleyen Erhan; 'Çalışmalarımızı hat sanatıyla sentezleyip değişik bir tarz yaratacağız. Pek yakında Türk işi graffitiyi göreceksiniz...' Arada bir çalışmalarında polise de yer veriyorlarmış; genelde onları kovalayan taraf olsalar da mutlu ediyor bu onları. Hem 'ne yapıyorsunuz siz bakayım' diye soran polislere verdikleri cevap da duymaya değer: 'Sanatımızı icra ediyoruz!' Çocuklara çizgi film, trafolara akvaryum Güngören Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Suat Bekir Yanar'ın denetiminde, Güngören Belediyesi'nin çehresini değiştirmek için yürütülen çalışmalardan biri de semt içinde görüntü kirliliği ve korku yaratan trafoların sevimli hale getirilmesi. Şimdilerde eski İstanbul evi ve akvaryum görüntüleri, trafoların korkunç çehresini biraz olsun değiştirmiş. Yine Güngören Belediyesi tarafından yapılan başka bir çalışma da çocukların parklarda nasıl oyun oynayacaklarını ve parkta hangi kurallara dikkat edilmesi gerektiğini anlatan bir çizgi film. Çizgi filmde, Park Dede karakteri çocukları eğlendirerek parkta nasıl oyun oynanması gerektiğini anlatıyor. Filmin okullara dağıtımına başlandı. PARA BULAMADI, YARIŞMAYA GİDEMEDİ Graffİtİ sanatını 1999'dan bu yana legal yollarla yapan Murat Bulut'un tek isteği işlerini yaparken insanların yanlarına gelip onlara küfür etmemesi ve yaptıkları çalışmalara sanat gözüyle bakılması... Bu işin ciddiyetini anlatmakta her yolu deneyen grup üyeleri, Türkiye'de graffiti sanatını yerleştirmek konusunda kararlı. Ancak maddi güçlükler yüzünden bu pek kolay görünmüyor. Örneğin Murat, 17 Haziran'da Bulgaristan'daki bir yarışmada Türkiye'yi temsil edecekti. Biz yazımızı yazarken başarı haberlerini beklediğimiz Murat'tan daha sonra 'gidemedim' sözünü duyunca şaşırdık. Murat, gerekli masrafları karşılayacak parayı bulamamış, sanatını yurtdışında icra etme fırsatını kaçırmıştı. Genç graffitici, bu yarışmaya katılıp başarılı olsaydı Almanya'daki büyük finale de gidecekti. BAŞKAN'IN ELİ BOYALI ADAMLARI Güngören Belediye Başkanı Ş. Yücel Karaman (ortada), diğer belediyelere örnek olacak bir ilki gerçekleştirip graffitici gençlerin sanatlarını legal yollarla icra etmelerini sağladı. Hem onları sevindirdi hem de kötü görünen eski fabrika duvarının çehresini değiştirdi. Başkan Karaman, 'Yetenekli gençlerimiz geldi, bizim de görüntü kirliliği yaratan bu alanı güzelleştirme planlarımız vardı. Gençlerle anlaştık. Hem onlar mutlu oldu hem de duvar güzelleşti. Gerçi halkımız daha çok çiçek böcek resmi görmek istiyor ama bu çalışmalarda gençlerin yaratıcılığı var, saygı duymak lazım' diyor. Görüntü kirliliği yaratan birkaç duvarın daha boyanması planlanıyor. 'Belediye binasını da gençlere boyatır mısınız' sorumuzu, Karaman 'Bina çok eski, değmez ama ilerde bu mümkün' diye yanıtlıyor. Çankırda yawaş yawaş alışıyo ![]() Hüseyin AKKAŞ kaynak: http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=...rih=24.06.2006 |
|
![]() |
![]() |
![]() |
|
|